Senin için ne heyecanlıdır?
damacana’yı pompalayıp pompalayıp, bardaktan taşacak mı taşmayacak mı diye beklemek
Sinema kapattık. Safe’i izleyeceğiz.
Buralar bizim oğlum.
Ankara’daki öğrencilere;
Ev arayan öğrenci varsa Dikmende ev, Ev arkadaşı arayan varsa Hacettepe’li öğrencimiz var.
Sırf hükümeti eleştirmek adına sıçanlar var aramızda.
Sırf hükümeti eleştirmek adına sıçanlar var aramızda.“Yeni yönetmeliği okumadan, amacını anlamadan herkes kafasına göre yorum yapmış buralarda. Yeni 19 Mayıs eskisine nazaran kat kat daha iyi (bir kaç şey dışında). Önceden 19 Mayıs, bir günde, stadyumda toplanıp, binlerce öğrencinin elinde kartonlar tutup, sadece protokole yaptığı gösteri ve askeri geçitten ibaretti. Şimdi ise 15-21 Mayıs arası koca bir hafta, her branştan, evet tüm federasyonlardan sporcular katılıyor, maçlar,gösteriler düzenleniyor bunun yanı sıra konserler,dans gösterileri ve bir çok çeşitli organizasyon var. İlaveten, 19 Mayıs kutlamaları devletten çıkıp, sivil toplum örgütleri, yerel yönetimlere de bırakıldı. Her belediye, her örgüt kendi etkinliğini düzenlesin, eksik tarafları tamamlasın. Sırf muhalefet olacağım diye, doğru şeyleri de yok etmeye lüzum yok. Eleştirinin yanında taktir de önemli bir faktör. 19 Mayıs Atatürk’ün “düşünebilen” tüm çocuklarına kutlu olsun.”
Ertan Ağaoğlu
DUYURU: TÜM KAMUOYUNDAN ÖZÜR DİLİYORUM
Yaklaşık bir hafta önce www.ertanagaoglu.com üzerinden reblog ettiğim ve içeriği aşağıda bulunan gönderi, kız arkadaşım TDK çalışanı Prof. Dr. Dilay D. tarafından bir çok kez düzeltilmeye çalışılmış ancak tarafımdan düzeltilmemiştir. “Da” nın ayrı yazılması gerektiğini dilekçeyle arz eden Dilay D., bu hatanın kamuoyunda büyük bir yaraya, sarsıntıya yol açtığını, düzeltilmemesi halinde hukuksal yolla kamuoyu’nun hakkını koruyacağını söyledi.
“Aşık, grammer sikiciler.
an idiot
filoloğumda ben.”

16 yaşındaki ergenlerin, tüm hayatı yalamış,yutmuş gibi davranmaları, gelip buralara, ben çok çılgın, olgun ve sevişken insanım temalı postlar atmaları sorunsalı.
sanki 15 dakika önce, annesiyle kavga edip, odasında ağlayan onlar değilmiş gibi.
Fettucini Alfiredo. Beni alan yaşadı vol. 2
Kızlar, maskarınızı değil, rujunuzu mahveden biriyle olun
you.. son of a BITCH!
http://i.imgur.com/OHCuh.gif
Yüzü, sabah dile takılan parçalar gibi, ne yaparsam yapayım gitmiyor.
Götlerin,götlüğünü kabul etmezsen göt gibi yalnız kalırsın,çünkü göt değil dediklerin bile aslında o kadar götler ki öğrensen göt olursun.
yani, insanların hatalarını görmeyeceksin ya da yalnızlığı kabul edeceksin.
bu ilk el yazım, el yazımda kötüdür he. -Bunun ölümsüzlüğü için 5 tekila shot’ı ard arda atıp, enerji içeceğimi içtim. Kuzenimle doruktayız, tam şu an Üç Nokta Bir - Dediler Ki çalıyor ve sırada Metallica var.-
… Alkol uykuyu, soğukta titremeyi getirmişti bedenlerimize. Yanımda daha önce yalnız yan yana oturduğum o hatun ve birden çok sevdiğim arkadaşım vardı. O çok pis bodrum katına serdiğimiz, çöplük kenarından topladığımız karton ve köpüklerin üzerine uzanmıştık. Yine de rüzgar ve dışardan iyiydi sanki. Sağ göğüsümde arkadaşım, solumdaysa o vardı. Yerimiz dardı, ondan mıdır bilmem kolumu omzuna atmıştım. Daha iki hanta öncesinde hiç komuşmadığım onunla, o an uyumaya çalışıyorduk. Alkol uykumu getirdikçe, onu rahatsız etmemek adına tedirginliğim artıyor, sadece arkadaş olduğumuzu hatırlıyordum. Bir an pelime değdi, hatta sanki hislerime dokundu o an. Uyuyor muydu? Yanlışlıkla mıydı? Soruları arasında bir cesarle parmağımı, mavi boyalı parmaklarının üzerinde gezdirdim. O da tekrarladı. Gülümsüyordum. İkimiz de korkaktık sanki el ele tutuşmak için. İlkokulda, ilk kez yan yana gelen aşıklar gibi çekingendik adeta. Yarım saat kadar,ince dokunuşlarla, bu korku oyununa devam ettik. Sonunda el ele tutuşabilmiştik. Titriyorduk, soğuktan. Soğuktan ve nemden. Bir an üşümesini engelleyebilecekmişim gibi, daha da sarıldım. Yüzüne yaklaşmıştım, saçlarını kokladım ilk defa. … Üşüyor musun dedim,cevap vermedi. Tüm bunlar olurken hala gözlerimiz kapalıydı. Bir an, nefesinin, nefesime karıştığını hissettim. O Soğuk ortamda, bedenim titrerken, ruhum ısınıyordu. O ısıtabilmişti. Dudaklarım, o çok yakın yabancının dudaklarındaydı ilk defa. Ellerim, ipek ellerindeyken öpmüştü beni. Korkmuyorduk artık, dudaklarından kopardığım o duyguları,kalbimde hissediyordum. O korku tekrar baş göstermişti son bir öpücükle geri çekildi dudaklarımız. Bir yarım saat daha sadece düşünerek geçti. Yüzünü ellerimin arasına alıp gözlerimi açmıştım. Hayatımdaki yeni “o”na bakıyordum. Son bir öpücük kondurup, dalmıştık uykuya. Tüm bunlar yaşanırken güneş üstümüze gelmişti bile. 06.22’de gelen mesajla, bir an korkup uyandığımızda tekrar iki yabancıydık. Omuzlarım ağrıyor, midem bulanıyordu. Üstümüz pis,saçlarımız yağlıydı. Yukarı çıkıp kahvaltı hazırladım. Yani tost,çay,biraz zeytin ve salatalık. Konuşmuyorduk. … Otobüse yürüdük,gideceğimiz yere vardığımızda hala bir kelime etmemiştik ve ben bunları 3 gün sonra, en sevdiği grup eşliğinde yazarken, o çoktan doğduğu hızda ölmüştü. -bir zamanlar, o zamanlar.

Ah çocukluğumuz




Kalemimden kopanlar
Hayatımdan kopanlar